Tabloya Yatırım Nasıl Yapılır

Ressam Hikmet Çetinkaya’nın Kentpark Arkadaş Kitapevi Müdiresi Sayın Leyla Özkan ile Mayıs 2011′ de Yaptığı “Tabloya Yatırım Nasıl Yapılır” Konulu Röportaj

Leyla Özkan: Siz bir resim sanatçısı olarak, bir tablo almak isteyen veya koleksiyonculuğa başlamak, sanat eserine yatırım yapmak isteyen sanatseverlere neler öneriyorsunuz?
Hiket Çetinkaya: Bu konu üzerine okuyup araştırmada bulunduğum, Türkiye’nin duayen galericisi aynı zamanda benimde çalıştığım Yahşi Baraz, Rafi Portakal, Galeri X-İst’ten Kerimcan Güleryüz ve sanat eleştirmeni Kaya Özsezgin’den alıntılar yaparak konuyu aktarmaya çalışayım…

Mütevazı bir bütçeyle resim koleksiyonu oluşturup buradan para kazanmak mümkün… Piyasada orta gelir düzeyindeki koleksiyonerler için tablo fiyatları 500 – 15 bin TL arasında. Doğru yatırım yapıldığında ise satın alınan tablo 10 yılda kazandırıyor. Artık tablolar sadece duvarı süslemekle kalmıyor. En az hisse senedi, döviz ve altın kadar rağbet gören yatırım araçlarından biri. Çünkü tabloya yatırım kimi zaman hisse senedi, döviz ya da altından daha fazla kazandırabiliyor. Birçok işadamı için tablo satın almak pahalı bir hobinin ötesinde ciddi bir yatırım. Son dönemlerde çekişmeli müzayede salonlarında da örneklerine rastlıyoruz, fiyatı milyon doları bulan tablolar için kesenin ağzını sonuna kadar açmaktan kaçınmıyorlar. Tablo koleksiyoncusu olmak genelde zengin işi olarak algılanıyor. Oysa orta gelir düzeyindeki bir yatırımcının da mütevazı bir bütçeyle koleksiyon oluşturup buradan para kazanması mümkün. Nasıl mı? Piyasada fiyatı milyon doları bulan tabloların yanı sıra orta gelir grubundaki yatırımcıların kesesine hitap edenler de var. Özellikle yeni nesil genç sanatçıların çağdaş türdeki resimlerinden söz ediyoruz. 500 TL’den başlayıp 20 bin dolara kadar giden fiyatlarla bu ressamların tablolarını satın alıp koleksiyon oluşturabilirsiniz. Uzmanlara göre bugün çok cüzi fiyatlarla satın aldığınız bir tablo yarın size yüzde 300 – 600 kazandırabiliyor. Tabi doğru sanatçıya yatırım yaptığınızda.
Yahşi Baraz’a göre iyi bir ressama yatırım yaptığınızda minimum 10 yılda kazanma şansınız yüksek. Kendisinden örnek veren Baraz, “Bundan yaklaşık 20 yıl önce şimdi çok ünlü olan Mehmet Güleryüz, Burhan Doğançay, Adnan Çoker gibi ressamların tabloları 200 – 300 dolardı. O dönemler pirim yapar diye aldım, şimdiki fiyatları 40 – 50 bin dolar oldu” diyor.
Baraz’ın ilk kez koleksiyon oluşturacaklara önerileri de var. Koleksiyonerlerin tablo alırken özgün olup olmadığına dikkat etmesi gerekiyor. Baraz, ressam birini mi taklit etmiş, tablo kopya mı, buna dikkat etmeleri gerekiyor. Ayrıca ressamların tablolarını hemen almaya kalkmamaları lazım. Ressam belirli bir noktaya geldikten, kendisini tam olarak kanıtladıktan sonra alsınlar. Bir ressam 25 yaşında güzel bir şey üretir ama daha sonra bunun arkası gelmeyebilir. Yani belirli bir sürecin, sanat yılının geçmesi lazım. Bence tablosu alınacak ressamın yaşının 40′ ı geçmesi lazım.   Bir koleksiyoner, öncesini görerek sanatçının başyapıtı niteliğinde bir eserini satın almışsa ve 10 – 20 sene beklerse bu, arsadan da evden de daha çok kazandırır kendisine. Yatırımcıların güvendiği galericilerden veya sanatçılardan resim almalarında fayda var. Resimde her hangi bir problem olması ya da sahte çıkması durumunda parasını geri alabilmeli.
Rafi Portakal ise, “Tek ve kaliteli bir eser aldığınızda tablo ressamın adıyla özdeşleştiği için hem prestij elde diyorsunuz hemde maddi getirisi çok daha yüksek oluyor.” diyor. Normal ekonomik koşullarda bir sanat eserinin yatırımcısına 10 yılda kazandırdığını söyleyen Portakal, son bir kaç yılda Türkiye dahil dünyanın bir çok yerinde hem bu sürenin kısaldığını hem de daha çok kazandırdığını anlatıyor.
Sanat eleştirmeni Kaya Özsezgin, “Kar getirecek isimlerin hangisi olduğu üzerinede yoğunlaşmak, onları yakından izlemek yeterli değil. Sanat eğilimlerinin küresel düzeyde ve ülke çapında nasıl bir yol izlediğini de bilmek gerekiyor” diyor.
Galeri X – İst’ten Kerimcan Güleryüz’e göre bir sanatçının değerinin artması için bir kaç somut veriye bakmak gerekiyor. Güleryüz bunları şöyle sıralıyor.
— Yerel pazarın dışında yani uluslararası arenada faaliyet göstermesi çok önemli. Yani “Taş yerinde ağırdır’ın ” ötesine gidip gitmediği gibi etkenlere bakılmalı.
— Uluslararası pazarda yer alma tabii ki belli handikapları da beraberinde getirir; sanatçı trend takibinde bulunarak genel uluslararası bir tavrın bir yansıması mı yoksa gerçekten kendine ait özel bir söyleyecek meselesi var mı?
— Birden fazla galeri tarafından temsil ediliyor mu? Farklı galeriler tarafından nasıl, nerede, hangi yapıtlarıyla temsil edilmiş.
— Sanatçı kadar onu temsil eden galerinin geçmişi de önemli. Yurt dışı ve yurt içi bağlantılarına dikkat.
— Sevmediğiniz eseri almayın ama sevgi duymak, iyi bir alım yapmak için yeterli değildir. Bilgi edinmek şart.
— İlgilendiğiniz sanatçının mesleki geçmişini inceleyin, bu işte ne kadar kararlı olduğu sizi de ilgilendirir.
— Koleksiyonculuğu sadece bir yatırım aracından ibaret olarak görmeyin. Sanatla ilgilenmek, yaşamı anlamanın ve sorgulamanın yeni bir yoludur. Hatta daha da önemlisi yeni bir çevre ve yeni bir iletişim ağına adım atmaktır.
— Her bütçeyle koleksiyonculuğa başlayabilirsiniz, sadece izleyeceğiniz yol harklıdır, bireysel danışmanlık hizmeti alın.

Tüm sanatseverlere sevgilerimi sunuyorum…
Teşekkür ediyorum size de…

HİKMET ÇETİNKAYA